DNA-RNA Genetik Şifre A.T.G.C

DNA-RNA GENETİK ŞİFRE-A.T.G.C: NÜKLEİK ASİT olan DNA EN KÜÇÜK CANLI OLAN VİRÜSTEN İNSANA KADAR BÜTÜN CANLILARDA BULUNUR ve HAYATI HER YÖNÜ İLE KONTROL EDER, RUHU DEĞİL. Bu bakımdan HAYAT DNA’NIN BİR İFADESİ yani HAYATIN BİR ŞİFRESİ, ANAHTARIDIR. ”HAYATI MECUĞLE” denir. Genetik şifre mesaj değil sözlüktür, hücre bu sözlüğü yani DNA(deok- siribonükleik asit)’nın 4 harfli olan dilini Proteinlerin 20 harflik diline çevirmek için kullanılır. Genetik şifre hücre içi gen ve kromozom keyfiyeti ile alakalıdır. Genetik şifrede mesajlar sade-ce 4 harften oluşur. Bize göre mesaj varidat, sözlük ise mevkidir yani mevaiki nucum. A.T.G.C (Adenin, Guanin, Tinin, Sitosin).
Hücre içi gen ve kromozom keyfiyeti ile alakalıdır. HÜCRE İÇİNDE 23 OLMAK ÜZERE SAĞLI SOLLU 46 ADET İPLİKÇİK gibi KROMOZON denilen PARÇACIKLAR VARDIR. Ve üzerlerinde TÜRLERE göre DİZİLMİŞ ÇİFT ÇİFT SARMAL HELEZON, SONSUZ KUDRETTE NOKTACIKLAR VARDIR ki bunlara GEN deniliyor. İşte GENETİK ŞİFRE DEDİĞİMİZ HÜCRE İÇİ GEN DİZİLERİDİR. CİNS ve TÜR ŞEKİLLERİNE GÖRE DEĞİŞİKTİR. HÜCRE bu SONSUZ LÜGATIN İÇİNDE 4 HARFLİK OLAN DİLİNİ PROTOİNLERİN 20 HARFLİK DİLİNE ÇEVİRİR. Yine bir LUGAT YAPAR, 4 HARFLİ ama SONSUZ LUGAT gibi. 3 BAZ ÖNEMLİDİR, aslı 3’tür.”ADENİN, GUANİN, SİTOZİN”

SIR: Gelecek harflerle şifrelenmiştir. DNA ile şifrelediği yer hücre içi hususlardır ki bu günün alimleri can ve ruh kavramını buralarda aramaktadır.

DNA karşılığı MİM-NUN-VAV’dır. FİZİK BEDENİN NEŞRÜ NEMASI bu 4 maddeden MEYDANA GEL-MİŞTİR. HAVA, SU, ATEŞ, TOPRAK. Bunların aslı ZİYAYI VÜCUT İNSANDAN KURULDUĞUNDAN, bu ZİYA-İYETİN NEŞRU NEMASI –( BÜYÜMESİ )- GELİŞMESİ yani KURULMASI bu 4’lü TOPLULUĞUN İÇİNDEN GE-ÇERKEN, FİZİK BEDENİN DÜNYACA ALMIŞ OLDUĞU UNSURLARDIR Kİ ZATEN TEK BİR İNSAN HÜCRE-SİNİN FİZİK TABİR MADDELERİ OLAN ADENİN, GUACİN, TİNİN, SİTOSİN / SU, HAVA, ATEŞ ve TOPRA-ĞIN SOYUTİ VARLIKLARIDIR. Şöyle ki BİR BALÇIK ÇAMURDAKİ KARBON, HİDROJEN, OKSİJEN, AZOT GİBİ 4’lü maddedeki ELEKTRİK AKIMI ile YÜKLENİLDİĞİNDE yukarıdaki HÜCRE ASİTLERİ olan 4 HAYAT MADDESİNİ BULMUŞLARDIR. Bu 4 MADDENİN SARMAL DİZİSİ YER KÜREDEKİ TÜRLERİ MEYDANA GETİRDİĞİ gibi ASLI TEK ve ÖZ MADDEDİR ki oda ZİYAYI BEDEN İNSANDIR. 4 UNSURLU FİZİK BEDENE BENZER. Yine 4 UNSURDAN VÜCUDU İKTİSABİSİNİDE ( yeni bir kazanacağımız vücud ) KURACAĞIZ.

Fizikçe 3 beden, 4 madde vardır. Mesela karbon; Hem kömür ısısı, hem nükleer enerji, hemde enerji insandır bunlar enerji bedendir. Şayet insan topraktan yaratılmışsa toprağın içinde 114 elementi barındıran katı fizik yapımızdır.

Cansız gibi görünen çekirdek asitleri dediğimiz maddeler de ADENİN, GUANİN, SİTASİN ve TİNİN’de ”hay”, HAYAT unsurudur.

Mevaiki nucum olarak hücre içindedir. Bütün canlıların hayatlılarının yapısında bu diziliş farkları ile aynı kanun işler. İster elma olsun ister mikrop istendiğinde fizik beden insan çıkmakta, öz birdir oda insan yani insandan zuhur eder.

İşte Urey-Miller deneyleri : Bu zat balçık bir toprağa bir deney laboratuarında yüksek enerji şarjı vererek neticeyi şöyle meydana getiriyor. BİR KERE BALÇIKTA DOĞA UNSURU NE VARSA HEPSİ MEVCUT BİR MAYALANMA PLAZMA HALİ İLE BERABER ESASTA 4 MADDE BELİRGİN BİR HALDE-DİR.

1-En belirgin olan SU maddesidir, 2-METAN, 3-AMONYAK, 4-KARBONDİOKSİTLER yani C.H.O.N maddeleridir. Bu 4’lü unsura yük sek elektrik akımı şarz edildiğinde tecrübe ile, HÜCRE İÇİ ÇEKİR-DEK ASİTLERİ diye ad verilen ADENİN-GUANİN-SİTEASİN-TİNİN DENEN 4 HAYAT UNSURU 8 SOYUTİ gibi SOMUT MADDE, HAYAT MADDESİ ORTAYA ÇIKAR. Burada ilk 4’lü cansız hayatsız gibi düşünülüyor. Şarzdan sonra elde edilen 4’lü ise canlı hayat unsuru gibi oldu,
zira ziyayı vücut insansız hiç bir soyut somut olay yoktur.

İşte toprak ve dağ maddesi aslında (büyük bir mevaiki nucum olayı ile) soyutiyet bir akımla insanın hücresinin hayat unsuru canlılığı meydana getiren 4 madde (hücre asidi)olduğunu anlatmaktır. O halde cibal(dağ), rical(insan)olur. TASHİF; Dağa verilen bir enerji şarjındaki, neticeyi hayatı tashif etmiş olduğudur. Yani ashabı cibal (bu dağ geometri mekanik unsurunu bilen) mevsimi hulul edince (zamanı gelince) nimetleri celb (olayı anlamaları) ile edharı için seyir ve hareket eder. İşte bu dağ maddesinden insan maddesi oluşudur.

DNA; MİM(risalet)-NUN (nübüvvet)-VAV(ruhi beşeri vücut)harfleri ile şifrelenmiştir. HÜCRE, KÜÇÜLTÜLMÜŞ BİR İNSAN hatta BİR ÂLEM VARLIKTIR. İÇİNE BAKIP NEDEN TEŞEKKÜL ETMİŞ diye düşünürsek ORADADA 4 MADDE VARDIR. (Adenin-Guanin-Sitozin-Tinin) Bunların tetkikin de SU-HAVA-ATEŞ ve TOPRAK OLDUĞU İLİMLE BİLDİRİLMİŞTİR ve PROTOİN YAPISININ BELİRLER.

PROTOİNLERDE AMİNO ASİT yani GAZLARDAN(buhar gibi)TEŞEKKÜL EDERLER. DNA HÜCRE YAPI-SINDA DA BU ANASIRI ERBAYI (4 madde hava,su..) İNCELMİŞ SOYUT MADDE gibi GÖRÜYORUZ.
Bütün canlılardaki proteinler yani hemence oluşumlar (Feyekün gibi) hep aynı yapı taşlarından bir araya gelirler çünkü işin aslı tekilde ve ziyayı insan kurgusudur.
Tabiatta bulunan 20 değişik amino asit yani gazdır. “Şayet PROTEİNİ KODLAYAN ASİT BAZ SIRALANIŞI ile KARŞILAŞTIRABİLSEYDİK GENETİK ŞİFREYİ ANLAYABİLİRDİK” diyen ilim erbabıdır. Yani insan neden meydana geldi? Fizik beden nedir? Bunu kurgulayan ruhi vücut âdemi insandır, Allah’ımızın izni ile.

İnsanın harf değer olarak (benzetme) eşyaya sirayet edişimizle DNA demek EŞYAYA SİRA-YET ETMİŞ İNSAN ZİYAYİYETLERİ DEMEKTİR. DEOKSİRİBO NÜKLEİK ASİT MİDE ASİDİNİN ESASI BU HCL=H+CL ERİMESİ, HİDROJEN VEREBİLEN MADDE ASİTTİR ve artı YÜKLÜ VEREBİLEN ASİTTİR. Suda çözelti halinde hidrojen ayrılıyor, ayrılmış olan “cl” atomu yüklü hidrojen verebilen durumundaki ortama asit denir. Veya ortama hidrojen verebilen bileşikler asittir(amonyak-su-metan-hidrojen) İNSAN HÜCRE veya SPERM YAPI HÜCRESİNE BAKSAK 46 İPLİKÇİK SOMUT OLA-RAK GÖZÜKSEDE BU İPLİKÇİKLERİN SOYUT DEVAMI KOPMAYAN BİR İP gibi (habli metin) TA ALLAH’A KADAR BAĞIMLIDIR,46 KROMOZONDAN HER BİRİNİN ÜZERİNDE 80 milyar GEN DİZİSİ OLDUĞU BİLİ-NENDİR. BİR HÜCRE BÖYLE OLUNCA YA ÜZERİNDE TAŞIDIĞIN KIYAMETİ, HAŞRİ NEŞRİ SPERM HARİ-CİNDEKİ İNSANCIKLARIN SENİNLE BU MUAZZAMI YAPI ve KIYAMETİ KALABALIK SENDE HAŞRİ ve NEŞRİ İLE DÜNYADA GÖZÜKMEK ÇABASINDADIR. OLAY SENİN ÜZERİNDE CERYAN EDİYOR SEN KIYA-METİ GELECEKTE HABERSİZCE BEKLEMEKTESİN.

Şimdi dünyadasın, üzerindeki bu muazzam olay size gelmiş olan ziyayı bedenlerin sperm hali ve sizde yaratılışları ile şimdi siz bütünü bir varlık yani bu sonsuz sayıdaki insancıkları taşımadasın. Gelenler sizde miracını tamamlamış. Huzuru ilahiyeye gidecek vücudumuz ancak erkanı islamiye ile kazanacağımız vücudu muktesebemizdir.
NEBATAT ve AĞAÇLAR GÜNEŞE KARŞIT OLMASIYLA YETİŞİP BÜYÜMESİ ve MEYVELERİ YAPMASI GÜNEŞDEN GELEN SUBBUHİYET CERYANI İLE OLUYOR veya yine GÜNEŞ’ DEN GELEN ZİYAYI VÜCUDİYETLER “FEYEKÜN” EMRİYLE GELİYOR. MERDİVEN BASAMAKLARI gibi GELEN ENERJİ DİZİLERİNE göre BURADA VUCUDİ, SIKLİYET ve CİNSİYETLERİNİ MEYDANA GETİRİYOR.

ZATEN BİLİNEN odur ki HÜCRELERDEKİ KROMOZONLAR MERDİVEN SPİRALİ gibidir. GENLER DE onun ÜZERİNE DİZİLMİŞTİR. İşte bu GEN DİZİLERİ ŞEKİL ve VUCUDİYETLERLE ALAKALIDIR.
ALEMİ SUBUTİYET bu SİSTEMDE AYARLANMIŞTIR. İNSAN; Katlanmış dürülmüş kâinat demektir.

Bir evsaf bunca elvan eylemiş, renk, rayiha, nebat, hayvan gibi görünüm ve hassalar o esas cevherin gen dizilerindeki yer değişmesinden meydana gelmiştir.
Bunu subbuhiyet dengelemektedir.
Mesela; Maymunun insana benzemesi bu dizi değişikliğidir yoksa ”insan maymunun soyundan gelmiştir” nazariyesi dış görünüş ifadedir ve yanlıştır. TEVİLİ ise Maymunda o insan unsuru öz cevherden halk edilmiştir bu benzerlik ondandır. Darvin’ in müşahedesi dışadır.

Dünya dönüyorsa ışına kavuşma sevdası ile döner. Dünyanın yiyip içeceği olan güneş
ışınlarını almak için döner. BU IŞIN SANKİ GEN? Olmasa idi dünya hiç döner mi? Bir kudreti ilahi olan insan yani Allah’ımızın kudreti ve tasarruf eli insan yine dünyadaki dönüşü hayatı ile üzerinde yaşayanların hayat (ruh demiyorum) bulmaları için döner.
Netice her şey, insan için döner. Şöyle ki; Bir elmanın güneş-ay- kuvveyi arz ile alakası kesildi mi sende sonlanmış demektir. Dönüler hep senin içindir.

Şöyle ki ilahi alemden gelirken geçtiğimiz yollara yani geçmişinde geçtiğin yollar geleceği-min yolları imiş yani dönüşlümde aynı yoldan olacağına keşf etmiş olduğumuzdur.
Bu dönülerimiz ile acaba insan aynı yoldan gerimi dönüyor? Güneş yörüngesinde ve dünya yörüngesin de dönerken hiçbir zaman aynı yoldan dönmez bir geçtiği yoldan bir daha geçmez. Geçişi ki aynı yol olsa, azda olsa yörüngesini yeni yoldan devam ettirir. Bugünün ilmi bunu tesbitte zorlanır.

Onun için insanın dünyadan uhrevi aleme dönüşü: Kendine seçtiği yoldan herkesle birlikte olup rotası ise kendine aittir.

Hüseyin Sümer hakkında 346 makale
Chemical and Mechanical engineer. Entrepreneur. Passionate about, Technology and Research.

İlk yorum yapan olun